Kahramanmaraş'ın
Pazarcık İlçesi'nde, yemeklik sıvı yağ üretimi
yapan Aksu Çırçır Prese Yağ ve İplik A.Ş., "Dalsu"
markasıyla Irak'ta 10 milyon dolarlık ihracat bağlantısı
yaptı.
Pazarcık'ta 35 bin metrekare alanda faaliyet gösteren firma, yıllık
20 bin ton sıvı yağ üretim kapasitesiyle üretim gerçekleştiriyor.
Türkiye genelinde 25 ilde bayilikleri bulunan firma, 2006 sonunda 30 bayiliğe
ulaşmayı hedefliyor.
Anonymous bildirdi: "öncelikle amca kızım haticeye siteden dolayı çalışmalarına teşekkürlerimi iletirim birde köydeki tarih çınar agaçların hakıindan biraz AVRUPADAN yaşayan insanlarımıza bilglendirmek istiyorum.öncelikle 1998 den beri Yöremizin Muhtarıyla ben dilekçe yazıp resmi daireler müracatımızı yapmıştım ama o zamanın kaymakami sevki için imza atmıştı ama daha sonraları araştırdığımda bir şeyleri görmedim ama ben gittiüimde bunun önemli olduğunda her defasında kendim akrabalardan konuşma yapıyoruz "
Üç yıldır devam eden ekonomik durgunluğun işsizliği arttırıp mali dengeleri altüst ettiği Almanya, tünelin ucunda ışık görebilmek için dünya ekonomisinin ve öncelikle ABD’nin büyüme sürecine girmesini bekliyor. Euro bölgesindeki dış ticaret fazlası artışına, istihdam piyasasındaki nisbi rahatlamaya ve Euro’nun dış değerini korumasına rağmen yakın gelecekle ilgili olumlu tahminlerde bulunmak zor. Almanya Merkez Bankası’nın son aylık raporu da, durgunluğun atlatılmasını bekleyenleri hayal kırıklığına uğrattı. Global ekonomik büyüme oranının bu yıl küçülmesi, 2004’ten itibaren ise yeniden artmaya başlaması bekleniyor.
"Sanayi ve hizmetler sektörlerindeki üretim toplamı durgunluk trendini kıramadı" denilen Almanya Merkez Bankası raporunda konjonktürün daha olumsuz bir mecraya
'Ruhsal olarak çok güçlü insanlar; Kürtlükleri, tarihleri, dil ve cesaretleri ile övünüyorlar; hatta İran-Irak savaşında İran'ın onların sayesinde kazandığına inanıyorlar ve çok da can vermişler. Ama bugünkü hallerinden de hiç memnun değiller
merhaba tum dünyanın cesıtli ülkelerne dagılmış pazarcıklılar merhaba .ülkeden ,sezımızın yetısebıldıgı herkese pazarcıktan kucak dolusu sevgıler saygılar.sı8zlerın kendı doğduğunuz büyüdügünüz toprakları ne kadar özlediğiniz i biliyoruz.ama umarım bundan sonra bu site aracılığıyla özlemlerinize azda olsa HAFIFLETMEYE BURDANDA OLSA YARDIMCI OLURUZ.
Yaz ayları yaklaşırken, sevgi ve aşkların perçinlendiği, duyguların yoğunlaştığı bir dönem. Bu dönemde sevmek ve sevilmek duygularınıkısaca irdelemek istiyorum. Bunu yaparken değerli okurlar hoş görüşünüze sığınıyorum. Çünkü Irak işgali öncesi ve devamında biziüzenve budramıgözlerönüneserenpekçokyazıyazdım. Yazdıklarımın bugünde on yıl sonrada arkasında olacağım. Ancak bugün onlardan farklı olarak sevmek üzerine sizinle düşüncelerimipaylaşmakistiyorum.
Bütün açıklamalar, Irak´a askeri darbe´nin „ bir kaç hafta“ içerisinde gerçekleştirileceği yönündedir. Avrupa Diplomatlarının bir açıklamasına göre, İngiltere Hükümeti ise, saldırı emrinin, ancak gelecek hafta Cuma günü İngiltere Başbakanı Tony Blair´inG. Busch´u ziyaret ettikten sonra verilmesi gerektiğini vurguladığı söylendi.
ABD hükümet çevresinde yapılan bir açıklamada, ABD´nin Blaire böyle bir haksizlik yapmayacağını belirtirken, aslında karar çoktan verilmiştir.
Fransa ve Almanya Irak’a askeri müdahalede bulunulmasına açıkça karşı çıkıyorlar. Hatta Almanya hükümeti, BM Güvenlik Konseyi’nde oylama yapıldığı takdirde, Irak harekatına onay vermeyeceğini duyurdu.
Modern şehir hayatının ve çağımızın getirdiği en büyük sorunlardan biri bu;hızlı ve sonu bir türlü gelmeyecek olan hedeflere doğru çılgınca koşuşturmak“ve koşuştururken etraftaki ayrıntılara, manzaralara, küçük mutluluklar, kısa hayata dair pek çok yaşanan güzelliği görmemek ve kaçırmak ya da yaşanan yığınla drama, saçmalığa ve ilkelliğe seyirci kalmak, duyarsızca sadece bakıp geçmek ve gitmek.
Kısa mutlulukları çoğu zaman kaçırarak bir daralma ve bunalım içinde her şeyi kapkara görürüz.yaşamamızın çoğunluğunu duygusallığa mahkum eder, önümüzdeki kocaman deryaları göremeyiz, kimliğimizi, insanlığımızı, gülmesini, hayat dolu olduğumuzu hemen unuturuz.
EU ile İsviçre arasındaki ikili anlaşmaların İsviçre’de yasayan Türkiyeli göçmen isçiler için getirdikleri
1 Haziran'dan itibaren geçerli olmak üzere İsviçre ile AB arasındaki ikili anlaşmalar yürürlüğe girdi. Hem bu ikili anlaşmaların yürürlüğe girmesi hem de AB' nin doğu Avrupa'da genişlemesi; bilhassa Türkiye’yiler için varolandan daha fazla sorun getirmektedir. Is ve isçi pazarının genişlemesi işverenlere doğu Avrupa'dan daha düşük ücretli ve daha kalifiye elemanlar getirmelerini sağlamaktadır.