Üç yıldır devam eden ekonomik durgunluğun işsizliği arttırıp mali dengeleri altüst ettiği Almanya, tünelin ucunda ışık görebilmek için dünya ekonomisinin ve öncelikle ABD’nin büyüme sürecine girmesini bekliyor. Euro bölgesindeki dış ticaret fazlası artışına, istihdam piyasasındaki nisbi rahatlamaya ve Euro’nun dış değerini korumasına rağmen yakın gelecekle ilgili olumlu tahminlerde bulunmak zor. Almanya Merkez Bankası’nın son aylık raporu da, durgunluğun atlatılmasını bekleyenleri hayal kırıklığına uğrattı. Global ekonomik büyüme oranının bu yıl küçülmesi, 2004’ten itibaren ise yeniden artmaya başlaması bekleniyor.
"Sanayi ve hizmetler sektörlerindeki üretim toplamı durgunluk trendini kıramadı" denilen Almanya Merkez Bankası raporunda konjonktürün daha olumsuz bir mecraya
sürüklenmesinin beklenmediği dile getiriliyor. Para politikasında dizginleri iyice gevşeterek ana faiz haddini tarihin en düşük seviyesine çeken Avrupa Merkez Bankası gibi Almanya Merkez Bankası da Euro bölgesinin önümüzdeki yıl konjonktürel canlanma sürecine girmesi için şartların elverişli olduğu görüşünde.
Euro’nun dış değerinin artmasıyla enflasyon tehlikesini büyük ölçüde savuşturulduğu Avrupa’da, deflasyon tehlikesinden söz edilemeyeceğini savunanların arasında Avrupa Merkez Bankası’nın müstakbel başkanı Jean Claude Trichet te var. Trichet, fiyatların daha da düşeceği beklentisiyle tüketim harcamalarının ertelenmesi sonucu ortaya çıkan deflasyondan korkmadığını, ancak ekonomik büyümenin tüketicinin ekonomik geleceğe güvenle bakabilmesine bağlı olduğunu söylüyor.
Almanya Merkez Bankası Başkanı Ernst Welteke de para politikası açısından büyümeyi teşvik için gerekli adımların atıldığını ve %2’lik Merkez Bankası faizini daha da düşürülmesinde anlam göremediğini açıkladı. Büyüme oranlarının üç yıldır küçülmesinden sonra sıranın artık konjonktürel canlanmaya geldiğini belirten Merkez Bankası uzmanları, Euro bölgesinin %2 ile sınırlanmış olan fiyat istikrarı düzeyine en geç 2004 yılı başlarında kavuşacağı görüşünde.
Büyüme 2004'ten sonra
Global ekonomik büyüme oranının bu yıl küçülmesi, 2004’ten itibaren ise yeniden artmaya başlaması bekleniyor. Irak Savaşı'nın kısa sürmesiyle ortaya çıkan ekonomik iyimserliğin somut rakamlara yansımamış olması tüketici ve yatırımcının hala önünü görememesinden kaynaklanıyor. Finans piyasası uzmanları, özel sektörün üç yıl önce sönmeye başlayan spekülasyon balonunun şokunu hala atlatamadığını ve muazzam borç stoku ile aşırı kapasite fazlasının şirketlerin belini büktüğünü söylüyorlar.
Gözler yine ABD’nde. Gayrı safi yurtiçi hasıla artışında %2,2’lik oranı yakalaması beklenen Amerikan ekonomisinin önümüzdeki yıl %3,7 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor. Amerikan Merkez Bankası daha da iyimser.
AMB Başkanı Alan Greenspan 2004 tahmini büyüme hızının 2004’de %4,25’e çıkacağını belirterek 1984 sonrasının en yüksek büyüme oranı tahmininde bulundu. ABD’deki vergi indirimi ve merkez bankası faizinin %1’e düşmüş olması bakımından bu hedef aslında gerçekdışı değil. Yeter ki Amerikalı tüketicinin güveni yerine gelsin.